İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/287 K.2020/562

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2019/287Karar2020/562Tarih20 Şubat 2020Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2019/287 E., 2020/562 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, alacaklı ... vekili tarafından davacının murisi ... aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 ve 2008/1781 esas sayılı takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, muris ...

2000 yılından bu yana fiil ehliyetinin olmadığını, ayrıca söz konusu senetlerdeki imzanın da ona ait olmadığını, bununla ilgili olarak Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/32 esas sayılı dava dosyasında ... vekili olarak ehliyetsizlik ve imza itirazında bulunarak menfi tespit davası açtıklarını, bu arada ... vefat ettiğini, muris sağ iken açılan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/32 esas sayılı dosyası üzerinden tedbir kararı verildiğini, bu tedbirin Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 esas sayılı dosyasına ... tarafından yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi ile ilgili tedbir kararı olduğunu,

dosyanın Ağo Avanaş öldüğü ve mirasçıları da davaya dahil edilmediği gerekçesi ile usulden reddedildiğini iddia ederek iki defa para yatırılmaması için Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 takip sayılı dosyasına ... tarafından yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi ile ilgili tedbir kararı verilmesine, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 ve 2008/1781 esas sayılı icra takiplerinin iptaline, icranın eski haline iadesine, takip miktarının % 40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hile ve istirdat davalarının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olup zaman aşımına uğradığını, aynı gerekçelerle açılmış olan davaların derdest olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının tek başına bu davayı açmaya yetkisi bulunmadığını, zira miras halen iştirak halinde olup, terekeye mümessil atanmadığından takibin tamamının iptalinin davacı tarafından istenilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dosya kapsamındaki mirasçılık belgesinin incelenmesinden muris ... 14.07.2011 tarihinde vefat ettiği, tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek, davacı vekili tarafından vekaletnamelerin sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece 09.02.2016 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 2016/12357 esas ve 2017/1117 karar sayılı ve 14.02.2017 tarihli ilamı ile. “Dava, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takibe konu bonolardaki imzaların murise ait olmadığı belirtilerek imza inkarında bulunulmuştur.

Bu durumda takibe ve davaya konu bonolar üzerindeki imzaların davacıların murisine ait olduğunu ispat yükümlülüğü davalı alacaklıdadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bonolardaki imzaların davacılar murisine ait olup olmadığının tespit edilmediği belirtilmiştir.

Bu durumda davanın kabulü gerekirken ispat yükümlülüğünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle bozulmasına, bozma nedenine göre davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, icra takiplerine konu bonolardaki imzaların davacıların miras bırakanına ait olduğunu ispat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu, temyiz incelenmesinden önce alınan raporlarda bonolardaki imzaların davacıların miras bırakanına ait olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1780 ve 2008/1781 esas sayılı takip dosyalarına konu 15.07.2005 vade tarihli her iki senetten kaynaklı borçlu kefil Ağo Avanaş mirasçıları olan davacıların borcunun olmadığının tespiti ile ilgili senetlerin kefil yönünden iptaline,

25.032,54 TL'nin ödeme tarihi olan 25.06.2008, 1.059,60 TL'nin ödeme tarihi olan 14.10.2008, 286.863,73 TL'nin ödeme tarihi olan 13.01.2011, 43.024,00 TL'nin ödeme tarihi olan 03.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı alacaklıdan alınarak mirasçılara (davacılara) miras payları oranında ödenmesine, şartları oluşmadığından davalı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

(1) Davanın kabul şekli, bonolarda davacıların murisine atfen atılan imzaların ona ait olup olmadığının saptanamaması ve bu belirsizlikten borçlunun yararlandırılması olup, davalı takibinde haksız ise de kötü niyetli sayılamaz. Açıklanan bu sebeple davacılar vekilinin lehlerine kötü niyetli takip tazminatı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

(2) Davalı vekilinin Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1781 esas sayılı takip dosyasına konu 200.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olunmadığının tespitine yönelik verilen karar bakımından temyiz itirazları değerlendirildiğinde; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

(3) Davalı vekilinin Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 esas sayılı takip dosyasına konu 300.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olunmadığının tespitine yönelik verilen karar bakımından temyiz itirazları değerlendirildiğinde;

iş bu davanın konusu bonolardan, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 esas sayılı takip dosyasına dayanak 300.000,00 TL bedelli bono dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti için eldeki dava açılmadan önce 17.01.2011 tarihinde başka bir dava açılmış, anılan bu bono ile ilgili Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/594 esas ve 2019/290 karar sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı ile davacıların (muris ... mirasçılarının) borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

Aynı bono ile ilgili daha önce açılan menfi tespit davası, eldeki dava bakımından derdestlik oluşturmaktadır. Derdestlik, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesine göre dava şartıdır.

Bu sebeple Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 esas sayılı takip dosyasına konu 300.000,00 TL bedelli bono nedeniyle açılan eldeki menfi tespit davasının HMK’nın 115. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

(4) Mahkemece yukarıda işaret edilen derdestlik durumu dikkate alınmadığı gibi 300.000,00 TL’lik bono dayanak alınarak başlatılan Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 esas sayılı takip dosyasında davacı borçluya ait taşınmazların icranın iadesi bağlamında tapuya tesciline ilişkin karar verilmesine rağmen (Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/593 esas ve 2018/568 karar sayılı ve 11.12.2018 tarihli kararı ile) yeniden parasal istirdada hükmolunması ve bu hususun denetime elverişli olarak gösterilmemesi (mükerrer tahsilat olması ihtimaline binaen) doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1780 ve 2008/1781 esas sayılı takip dosyaları ile tesciline karar verilen taşınmazların satış paraları dışında yapılan tahsilat varsa bunların istirdadına karar verilmesi, yapılan başka tahsilat yoksa taşınmazların satış bedelinin istirdadı bu taşınmazların tapularının iptali ile davacı borçlu mirasçıları adına tesciliyle sağlandığından tekrar bu kısım için istirdat kararı verilmemesi gerekmektedir.

Bu hususun gözetilmemesi de doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bend uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde taraflara iadesine, 20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2019/287, K. 2020/562, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/287
Karar No
2020/562
Tarih
20 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/288 K.2020/2842
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2020/363
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/290 K.2020/468
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/293 K.2020/953
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/294 K.2020/1015
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/295 K.2020/1713

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.