İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/798 K.2020/1325

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2020/798Karar2020/1325Tarih6 Temmuz 2020Okuma5 dk · 945 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2020/798 E., 2020/1325 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2020
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

945 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalının davacı hakkında yaptığı icra takibinin usulsüz tebligat sonucu kesinleştiğini, davacının takip dayanağı 26.06.2012 tarihli protokol sözleşmesi başlıklı belgeden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirket ile davacının eski hissedarı olduğu dava dışı ... İnş. Taah. Tur. Tehs. San. Ltd.

Şti. arasında 27.10.2010 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeye kefil olduğunu, sözleşme uyarınca adı geçen dava dışı şirketin davalıdan finansman sağladığını, faktoring sözleşmesinden kaynaklı bakiye borcun ihtarnameye rağmen ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibi yapıldığını, takip konusu bonodaki imzalara itiraz sonucu açılan icra hukuk mahkemesindeki davanın yargılaması sırasında faktoring sözleşmesinden kaynaklı borcun tasfiyesi için 26.06.2012 tarihli protokol hazırlandığını,

protokol hükümlerinin uygulanmaması sebebi ile davalı şirketin 27.10.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayanarak icra takibi başlattığını, takip dayanağının 26.06.2012 tarihli protokol olmadığını, aksi halde dahi davacının protokolü kefil sıfatı ile imzaladığını savunarak, davanın reddi ile tazminata hükmolunmasını istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının davaya konu takip dosyasında borcun sebebi olarak gösterdiği 26.06.2012 tarihli protokol sözleşmesi isimli belge nedeniyle davacıdan alacaklı olmadığı, söz konusu takibe konu alacağın 18.061,71 TL’lik kısmının davalıya ödendiği, davacı vekilinin 15.07.2014 tarihli dilekçe ile bedelin istirdadını istediği, davacının tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı,

davacının protokol nedeniyle davalıya borçlu olmamasının asıl borçlu yönünden sözleşmeyi geçersiz kılmayacağı, sözleşmenin iptali isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 2016/3960 esas ve 2017/7816 karar sayılı ve 07.12.2017 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı davalı vekili tarafından başvurulan karar düzeltme sonucunda, Dairemizin 2018/1188 esas ve 2019/3367 karar sayılı ve 21.05.2019 tarihli ilamında yer alan “Davacı borçlu,

davalı alacaklı tarafından 360.000,00 TL'lik bir borç nedeniyle protokole dayalı olarak aleyhine takip başlatıldığını, ancak bu protokolde imzası olmasına rağmen protokol içerisinde kendisinin herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit ve tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, faktoring sözleşmesine dayanılarak takip yapıldığını, protokolün faktoring sözleşmesi kapsamından doğan borcun tasfiyesi amacıyla yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece takibin protokole dayanılarak yapılmış bir takip olduğu ve bu protokolde davacıyı borçlandıracak herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davacının istirdat talebinin kabulüne, koşulları bulunmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onama kararı verilmiş ise de mahkemenin kabulüne ve bu kabule göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddedilmesine göre davalının protokole dayalı olarak davacı hakkında takip yaptığı, protokolde davacıyı borçlandırıcı bir hüküm bulunmadığı,

bu nedenle davalının takibi kötüniyetle yaptığının kabulü gerektiği anlaşıldığından davacının tazminat talebinin mahkemece reddedilmesi ve Dairemizce kararının bu yönüyle onanması doğru olmadığı...” gerekçesiyle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2017 ve 21.05.2019 tarihli ilamlarından sonra eldeki davanın konusunun davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususu olduğu, temyiz konusu yapılan İstanbul (kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin önceki 2014/89 esas, 2014/236 karar sayılı ve 16.07.2014 tarihli kararının bozma sebebi sayılan husus hariç olmak üzere diğer yönlerden kesinleştiği, davalının 26.06.2012 tarihli protokole dayanarak davacı hakkında icra takibinde bulunduğu, protokol kapsamında davacıyı borçlandırıcı bir hüküm bulunmadığı,

bu suretle de davacının borçlu olmadığını bildiği ya da en azından bilebilecek durumda olduğu davacı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğu, hal böyle olunca da davacı yararına tazminata hükmedilmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle İstanbul (kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin eldeki uyuşmazlığa ilişkin 2014/89 esas, 2014/236 karar sayılı ve 16/07/2014 tarihli kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2019 tarihli bozma ilamında bozma sebebi sayılan hususlar hariç olmak üzere diğer yönlerden kesinleştiğinden, kesinleşen hususlara ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

takipteki alacak tutarının % 20’si oranında hesaplanan 72.000,00 TL tazminatın davacı yararına davalıdan tahsiline, İstanbul (kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki uyuşmazlığa ilişkin 2014/89 esas, 2014/236 karar sayılı ve 16.07.2014 tarihli kararı ile harç ve vekalet ücretleri yönünden karar verildiğinden yeniden karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yerel mahkeme tarafından verilen karar Dairemizce bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ise de verilen yeni kararda, önceki kararın bozulmakla ortadan kalktığı ve bu nedenle yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, bozmadan önceki kararda bozma ilamında bozma sebebi sayılan hususlar hariç olmak üzere diğer yönlerin kesinleştiği kabul edilerek, karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi ve yine harç ve vekalet ücretleri yönünden de daha evvel karar verildiğinden yeniden karar ittihazına yer olmadığına dair hüküm kurulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1. ve 2. maddelerine aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.07.2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dairemizin, önceki bozma kararında sair temyiz itirazları reddedilerek, hüküm yalnızca kötüniyet tazminatı yönünden bozulmuştur. Dairemiz ilamında açıkça kısmi onamadan söz edilmese dahi, “davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına” denilmekle bozma kapsamı dışında kalan kısım kesinleşmiştir. Bu bakımdan yeniden hüküm kurulması halinde bile bu bölümün aynen tekrarıyla yetinilecektir.

İnfazda tereddüt yaşanmaması açısından; kesinleşen kısımların hüküm bölümünde tekraren zikredilmesi mümkün olabileceği gibi, karar kısmında “sair hususlar kesinleşmekle bu konuda yeniden karar vermeye yer olmadığına” şeklinde bir ibare düşülmek suretiyle de infaza elverişli bir karar kurulması mümkündür.

Nitekim mahkemece hüküm fıkrasının birinci bendinde ve beşinci bendinde kesinleşen hususlara ilişkin yeniden hüküm kurmaya gerek görülmediği açıkça ifade edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle usul ve kanuna uygun tesis edilen mahkeme kararının onanması gerekirken, bozma yönünde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2020/798, K. 2020/1325, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/798
Karar No
2020/1325
Tarih
6 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/799 K.2020/3529
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/799 K.2020/7138
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/799 K.2020/3142
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/800 K.2020/1523
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/800 K.2020/3465
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/801 K.2020/3530

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.