KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/16665 E., 2010/19899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Tebliğname No
- 4 - 2006/116443
- Mahkemesi
- Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 21/02/2006
- Numarası
- 2006/141 Karar - 2005/143 Esas
- Suç
- Tehdit, Hakaret
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mağdur Hasan’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Tehdit fiili kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve uygun olması yeterlidir. Ayrıca somut olayda muhatap üzerinde etkili olması gerekli değildir. Bu nedenle muhatabın korkup korkmadığı araştırılmaz.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup, suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız fiilin meydana getirdiği şiddetli öfke, elem ve gazap iradeyi etkileyen kusur yeteneğinde oluşturduğu azalma sebebiyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda, sanığın evlenme teklifini kabul etmeyen şikayetçi İlknur’u rahatsız etmesi nedeniyle kendisini uyaran mağdur Hasan’ı ölümle tehdit ettiği şikayetçi İlknur ve tanık T..T..’ın beyanlarından anlaşılmasına karşın, atılı suçtan mahkumiyeti yerine, öfke, elem ve gazabın kastı kaldırdığı ve suçun oluşumunu engellediği kabul edilerek, “tehdit içeren sözlerin kızgınlıkla ve fevren söylendiği, tehdit suçunun taammüt unsurunun bulunmadığı” şeklinde yasal olmayan gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
2-Hükmün başında karar tarihinin 21.02.2006 yerine, 21.02.2005 şeklinde yanlış yazılması,
3- Sanık hakkında şikayetçi İlknur’a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/16665, K. 2010/19899, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama