KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/22557 E., 2010/29302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Tebliğname No
- 3 - 2007/183542
- Mahkemesi
- Araklı Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 17/04/2007
- Numarası
- 2007/73
- Suçlar
- Kasten yaralama, konut dokunulmazlığını bozmak
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarih ve 2008/11-260, 2009/13 Sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararın kapsamadığı, olayda katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği halde; "sanığın katılanın uğradığı zararları tazmin suretiyle gidermediğinden" biçimindeki 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin 6.fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen gerekçeleri içermediği için yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme aynı kanunun 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Katılanın iddiasını doğrulayan tanık anlatımına, sanığın savunmasına ve oluşa uygun kabule göre, sanığın, kendisine hakaret eden ve odun atarak yaralayan daire komşusu katılanla tutuştuğu kavgada, katılan evine girdiğinde de, sanığın arkasından eve girerek katılanın evinin içinde kavgaya devam etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, genel suç kastı ile işlenmesi yeterli olup özel suç kastı aranmayan konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girdikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan konut veya eklentisi olmasının suçun unsurlarının oluşması için yeterli olduğu gözetilerek,
sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken; "sanığın arbede sırasında müştekinin evine girdiğinden konut dokunulmazlığını bozmak kastı olmadığından" bahisle sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/22557, K. 2010/29302, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama