İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/25512 K.2011/1125

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2009/25512Karar2011/1125Tarih27 Ocak 2011Okuma5 dk · 934 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2009/25512 E., 2011/1125 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2011
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hırsızlık
Hüküm
MAHKUMİYET
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

934 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

5237 sayılı TCK.nun 51/7. maddesinde hapis cezasına mahkum olan ve bu cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği şeklinde düzenlenmeye yer verildiği ve erteli adli para cezasının aynen infaz edileceğine dair bir düzenleme bulunmamakla beraber, hükümde sanığın ağır para cezasından ibaret olan erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmediği, erteli cezanın aynen çektirilmesi hususunda mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve aynen infaz konusunun ilgili mahkemesince değerlendirileceği gözetilerek, sonuca etkili görülmeyen bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 27.01.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Aşağıda arz edilen iki sebeble mahkeme kararı bozulmalıdır.

1-Anayasa’nın 2.maddesinde,Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş,5.maddesinde, kişilerin ve toplumun refah,huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır

Madde,gerekçesinde:“...Devlet aynı zamanda milletin huzurunu sağlamak ve fertlerini mutlu kılmak görevi ile de yükümlüdür.Devlet ferdin hayat mücadelesini kolaylaştıracak,ferdin insan haysiyetine uygun bir ortam içinde yaşamasını gerçekleştirecektir.Ferdin temel hak ve özgürlüklerden olduğu gibi yararlanmasını engelleyen sebepleri ortadan kaldırmak,sosyal devletin görevidir.” denilmektedir.

Anayasada “sosyal devlet” anlayışı benimsenmiştir. Sosyal devletten ne anlaşılması gerektiği yüksek Mahkemenin kararları ile şekillenmiştir.

Örneğin Yüksek Anayasa Mahkemesi 1997/1-43 e-k. Sayılı kararında sosyal devleti ve sosyal devlet ilkesini şöyle tanımlamıştır:“Anayasa m. 2 de belirtilen sosyal devlet ilkesi,kişinin doğuştan sahip olduğu onurlu bir yaşam sürdürme,maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisini kullanmasını sağladığı gibi, sosyal devletin görevi, güçsüzleri koruyarak sosyal adaleti,sosyal refahı ve sosyal güvenliği sağlamak...”tır. Sosyal devlet güçsüzleri koruyan, sosyal adaleti sağlamaya çalışan bu amaçla ekonomik ve sosyal alanlarda değişiklikler yapan devlettir.(Anayasa Mahkemesi’nin 30.06.1998 gün ve Esas Sayısı:1997/18, Karar Sayısı: 1998/42 sayılı kararı).

Devlet, vatandaşlarına insanca yaşama koşulları sağlamak için gerekli önlemleri alacaktır.Devlet,kişi hak ve özgürlüklerinden herkesin yararlanabilmesini sağlamak ödevini yüklenmiştir.Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, devletin temel amaç ve görevidir.” (Anayasa Mahkemesi’nin 06.06.1991 gün ve Esas Sayısı: 1990/35 Karar Sayısı: 1991/13 sayılı kararı).

Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17. maddesinde, “Herkes,yaşama,maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” denilmektedir. Buna göre kişinin yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma hakkı birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez, vazgeçilmez temel haklardandır.Bu haklara karşı her türlü engelin ortadan kaldırılması da devlete görev olarak verilmiştir.

Güçlüler karşısında güçsüzleri koruyacak olan devlet gerçek eşitliği sağlayacak, toplumsal dengeyi koruyacak ve böylece sosyal niteliğine ulaşacaktır.Bu itibarla kişilerin yaşayışlarına ilişkin yasal düzenlemeler “yaşama hakkı ile maddî ve manevî varlığını koruma hakları”nı önemli ölçüde zedeleyecek veya ortadan kaldıracak kuralları içermemelidir.

Bir ülkenin gelişmesini belirleyen en önemli unsur enerji kullanımıdır.Son yüzyıldaki olağanüstü gelişmelerin temel etkeni elektriktir.Elektriğin,iletişim,haberleşme, ulaşım,sağlık,eğitim; neredeyse bütün alanlara kadar uzanan bir yelpazede etkili olduğunu söyleyebiliriz.Elektrik olmadığında yaşanan meskenlerdeki sıkıntılar kamu oyunun malumlarıdır.Özetle,elektrik kullanımı kişilerin yaşama hakları ile doğrudan ilgilidir.

Anayasa mahkemesinin istikrar kazanmış kararlarında belirlendiği gibi,kişilerin yaşayışlarına ilişkin yasal düzenlemeler “yaşama hakkı ile maddî ve manevî varlığını koruma hakları”nı önemli ölçüde zedeleyecek veya ortadan kaldıracak kuralları içeremez.Elektrik kesmeyi birilerine görev ve yetki olarak veren hiçbir kanuni düzenleme yoktur.Bu konuda sadece bir yönetmelik vardır.25.9.2002 tarihli 24887 sayılı resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin elektriğin kesilmesine ilişkin hükümleri,Anayasa mahkemesinin istikrar kazanmış kararlarında belirlediği ilkelere aykırıdır.Bu nedenle elektrik üretim,dağıtım ve

denetimini yapan kamu yada özel şirketler yaşanan meskenlerde elektrik kullanımını engelleyemezler.Elektrik sayaçlarını mühürleyemezler.Anayasaya aykırı olan bir yönetmeliğe dayalı olarak yapılan elektrik kesmeler ve mühürlemeler ise suçtur.TCK.nun 24/3 maddesine göre “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez.Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.”

Somut olayımızda,sanığın elektrik faturasını ödeyememesi nedeniyle borcundan dolayı sayacının söküldüğü ve elektrik kullanmasının engellendiği bunun üzerine sanığın kablo uçlarını bağlayarak elektrik kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır..Sökülen sayaçta hırsızlık kastını gösteren hiçbir tesbit yoktur.Sayaç sökülmemiş olsaydı,yasal elektrik kullanımı devam edecekti.Borçtan dolayı sayaç sökülmesi,yönetmelik hükmüde olsa yasal dayanağı olmadığı için,

Anayasa mahkemesinin istikrar kazanmış kararlarına aykırıdır.Yaşamını sürdürmek zorunda olan sanığın,yasaya aykırı olarak sayacının sökülmesi üzerine elektrik kablolarının ucunu bağlayarak elektrik kullanması,hukuki bir ihtilaftır.

Zira;Kulanılan elektriğin kayıt altına alınamamasının sorumlusu keyfi davranan idaredir.Buna rağmen kurulu güce göre tüketim tespiti yasal olarak mümkün olduğundan karşılıksız yararlanmadan bahsedilemez.Hukuki ihtilafların çözüm yeride hukuk mahkemeleridir.

2-Kabule görede;

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun Anayasa Komisyonu gerekçesinde de belirtildiği üzere adı geçen kanunun 61.maddesi ile cezanın belirlenmesinde izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konmuştur. Buna göre, somut olayda ilgili suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken, cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmünde gösterilen ölçütler dikkate alınacaktır.Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt veya üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek amaçlanmıştır.

Bu açıklamalar ışığı altında bir suçtan dolayı TCK.nun 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1.fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususları göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılacaktır.Ayrıca bu temel ceza belirlenirken aynı kanunun 3.maddesinin 1.fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.

Buna göre;sanık hakkında hükmolunacak temel ceza TCK.nun 61.maddesinde belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler belirtilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, borcundan dolayı elektriği kesilen ve inşaat işlerinde çalışan asgari ücretin altında gelir ile geçimini sağlayan sanığın yaşamını

Sürdürebilmek için evine elektrik bağlamasını suuçun işleniş biçimi ve fiilin diğer özellikleri diyerek olumsuz değerlendirmek suretiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Arz edilen sebeblerle sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyorum,

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/25512, K. 2011/1125, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2009/25512
Karar No
2011/1125
Tarih
27 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/25516 K.2011/579
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/25518 K.2011/580
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/25519 K.2011/743
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/25522 K.2011/402
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/25523 K.2011/741
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/25526 K.2011/584

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.