KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/26915 E., 2010/31886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Tebliğname No
- 2 - 2007/142014
- Mahkemesi
- Söke 1. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 06/03/2007
- Numarası
- 2007/154
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozmak
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık müdafiinin 17.07.2006 havale tarihli yazılı savunma içerikli dilekçesinde sanığın, yalan söylemez, ancak kim dolduruşa getirirse, onun peşinden gider, bu halleri sebebiyle Niğde'de görev yapan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. A..Ü.. tarafından uzun zamandır tedavi edilmekte ve yönlendirilmekte olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastesinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;Sanık hakkında 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilirken, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olup olmadığı, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılıp varılmadığı ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden katılanın,
soruşturma aşamasında itibaren değişmeyen, sanığın gecenin saat 05.00 de aradığını ve endişeye kapıldığına dair anlatımı, şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/26915, K. 2010/31886, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama