KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/34293 E., 2010/27407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten Yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
231 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmama" koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin "c" bendindeki haklardan koşullu salıvermeye kadar diğer haklardan da cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki Balıkesir Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 2006/582 esas, 2007/273 sayılı mahkumiyetinin kesin nitelikteki adli para cezası olduğu ve bu nedenle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
Sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazının tamamlanmasından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasının "c" bendindeki haklardan koşullu salıvermeye kadar, diğer haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmesi suretiyle,
Sair yönleri usul ve Yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/34293, K. 2010/27407, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama