KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/4261 E., 2010/14050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten Yaralama
- Hüküm
- MAHKUMİYET
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı“kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrür halinde hükmolunan cezanın, TCK.nun 58/6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 53/1. maddesi uygulanırken, ( c ) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği, diğer haklar yönünden ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılacağı gözetilmeden, sanığın hapis cezası süresince TCK. 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, ''sanığın hapis cezası süresince TCK.nun 53.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına'' ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, ''TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki veleyet hakkından;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/4261, K. 2010/14050, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama