KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/947 E., 2010/1167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın alınan savunmasında; olayın, şikayetçinin yanına gelerek, nüfusa kaydı yapılmayan kız kardeşlerinin kaydını nüfusa yaptırmasını konusunda kendisini zorlayarak elbisesinin yakasından tutup hesap sormasından etkilenen sanığın şikayetçiyi doktor raporundaki gibi yüzünden tokat ile darp ederek yaralaması şeklinde gelişmesi karşısında; bu hususun sanık lehine, 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2- Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan koşulların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği belirtilmiştir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmamaktadır.
Mağdurun şikayetini devam ettirmesinin, aynı Kanunun 231. maddesinde sayılan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşulları arasında sayılmamıştır.
Ayrıntıları ve gerekçeleri Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında açıklandığı gibi; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği de vurgulanmıştır.
Mağdurun uğradığı maddi zararların nelerden ibaret olduğu anlaşılamadığı gibi, şikayetçinin bu hususta dosyaya yansıyan bir talebi de bulunmadığı halde, tarafların uzlaşmadıkları gerekçesine bağlı olarak yasal ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/947, K. 2010/1167, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama