İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/15471 K.2012/8264

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2010/15471Karar2012/8264Tarih2 Nisan 2012Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2010/15471 E., 2012/8264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2012
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suçlar
Konut dokunulmazlığını bozma, tehdit, kasten yaralama
Hüküm
Beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

I -Sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcıları ile katılanın temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA oybirliğiyle,

II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcıları ile katılanın temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA Üye ...'ın beraat kararının bozulmasına ilişkin karşı oyu ile oyçokluğuyla,

III. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan ve O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Katılanın "Sanık bana tekme ve tokatla vurarak, saçımdan tutarak beni yerde sürdü ve kulağıma vurdu" şeklindeki iddialarının olayın hemen sonrasında alınan "katılanın sol kulağı ile sol omuzunda şişlik ve sol göz altında ekimoz" bulunduğuna ilişkin adli raporuyla doğrulandığı gözetilmeyerek ve kabul edilen katılanın yaralanmasına neden olan başka nedenlerin neler olduğu kararda akla, bilime ve hayatın olağan akışı dikkate alınmak suretiyle tartışılmayarak yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle, beraatine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ve O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, Başkan V. ... ve Üye ...'nin kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına ilişkin karşı oyları ile oyçokluğuyla 02.04.2012 tarihinde karar verildi.

(KARŞIOY)

(KARŞIOY)

(KARŞIOY)

KARŞIOY

Kasten yaralama suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulmasına ilişkin, sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.

Kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü yerinde olduğundan, bu hükmün de tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümler ile birlikte onanması gerektiği görüşündeyiz.

Somut olayla ilgili neden karşıoy kullandığımızın daha iyi anlaşılması için önce, temyiz incelemesinin kapsamı hakkında genel açıklamalarda bulunacağız. Daha sonra ise, Yargıtay’ın temyiz incelemesinin kapsamına ilişkin yaptığımız açıklamalar ışığında, somut olayla ilgili değerlendirme yapılacaktır.

Yasamıza göre Yargıtay, temyiz davası üzerine, yalnızca hükmün hukuka aykırı olup olmadığını inceler (1412 sayılı CYY. 307;5271 sayılı CYY.288/1). Bu nedenle Yargıtay yargıcı, davanın değil, hükmün yargıcıdır. Ancak Yargıtay, 1412 sayılı CYY’nın 322; 5271 sayılı CYY.’nın ise 303. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen hukuka aykırılıkların hakkında ilk derece ya da bölge adliye mahkemesinin yerine geçerek hüküm kurabilir. Yargıtay genelde bozma yaparak, dosyayı bölge adliye ya da ilk derece mahkemesine gönderir.

Bir ülkede adalete ve hukuka olan güvenilirlik, hukuksal metinlerin tanımlarının ve yorumlarının bir (aynı) olmasıyla sağlanır. Hukuksal metinlerde ve kavramlarda birlik ise içtihatlarla sağlanır. İçtihatta birliğin sağlanması için de her ülkede Yargıtay tektir (KUNTER, Nurullah/YENİSEY, Feridun/NUHOĞLU, Ayşe., Mahkeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, Onsekizinci Bası, ... 2010, s.1715 vd. no:105.2; SELÇUK, Sami., “Temyiz Yolu Açısından Ceza Yargılama Yasasının Uygulanması”, CMUK Sempozyumu, ... 1999 (s.29-61), s.38 vd; ÇINAR, ...., Ceza Yargılamasında Temyiz Yolu, ... 2006, s.87).

Yargıtayımız, hukuksal metinleri ve kavramları yorumlayarak içtihatta birliği sağlayacaktır.

- Bundan dolayıdır ki, Yargıtay, Yasanın yorumunu her zaman denetler (SELÇUK., s.39; ÇINAR., s.87) .

-Yargıtay, olayların/eylemlerin nitelendirilmesini (hukuksal tanıyı/adlandırmayı) denetler.

Bu tamamen hukuki olduğundan, bu adlandırmadaki/nite- lendirmedeki yanlışlık hukuki bir yanlışlıktır. Bundan dolayı, Yargıtay olayların/eylemlerin nitelendirilmesini/adlandırılmasını (hukuksal tanıyı) denetler. Örneğin bir eylemin hırsızlık değil de dolandırıcılık olarak adlandırılmasında olduğu gibi (TOSUN, Öztekin., Türk Suç Mahkemesi Hukuku Dersleri, Cilt II, Muhakemenin Yürüyüşü, ... 1976, s.213). Yargıtayda olay yargılaması (duruşma) yapılmadığından Yargıtay ikinci, üçüncü derece mahkemesi değil “hukuki derece” mahkemesidir (KUNTER//YENİSEY/NUHOĞLU., Onsekizinci Bası, s.1713, 1714, no:105.1; ÇINAR., s.85).

Bu nedenle, Yargıtay olay yargılaması yapmadığı için olayları değerlendiremez. Çünkü olayın kanıtlanması, başka bir söyleyişle olay, kanı yargılaması ile sağlanır. Geçmişte yaşandığı ileri sürülen olayın gerçek olup olmadığı, gerçekse, bu eylemi sanığın gerçekleştirip gerçekleştirmediği, duruşmada anlaşılır. Kanı yargısını oluşturacak duruşmada kararı verecek olan yargıçlar, taraflar, kanıtlarla yüzyüze gelirler, doğrudan doğruya ilişki kurabilirler (SELÇUK., s.37, 38). Öğrenme yargılamasının yapıldığı duruşmada, açıklık, sözlülük, yüzyüzelik, doğrudan doğruyalık, yoğunluk ilkelerine uyma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ilkelere uyularak yapılan duruşma sonunda ilk derece ya da bölge adliye mahkemesi olayın kanıtlanması konusunda bir vicdani yargıya ulaşır.

Duruşma yapmayan Yargıtay, olay değerlendirmesi yapamayacaktır. Bundan dolayı, olay sabittir, değildir diyemeyecektir. Kanıtlarla ilgili olarak da inandırıcıdır, değildir, tanık yansızdır, doğru söylüyor, yalan söylüyor ya da tanık yanlıdır diye değerlendirme yaparak ilk derece veya bölge adliye mahkemesinin yerine geçemez.

Ancak, bunlara denetleme boyutunda inceleme yaparak karışabilecektir (SELÇUK., s.40).

Birincisi, Yargıtay maddi olayların, Ceza Yargılaması Yasasına uygun biçimde yargılama yapılarak, saptanıp saptanmadığını hükmü inceleyerek denetleyecektir.

İkinci olarak, Yargıtay, hükmün yargıcı olduğu için, hükmün gerekçesini de inceleyecektir.

Yargıtay maddi olayla ilgili olarak; maddi olayların gerekçede yeterince açıklanmadığını ve açıklanan maddi olaylara ilişkin kanıtların tartışılıp tartışılmadığını, bu tartışma yapılırken, doğa, mantık, deneyim ve hukuk kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyecektir(SELÇUK., s.40). Hükmün gerekçesinde eksiklik, çelişki, yetersizlik bulunduğunda Yargıtay, hükmü gerekçe kusuru nedeniyle bozduktan sonra, yeniden duruşma yapılarak hüküm kurulması için dosyayı ilk derece ya da bölge adliye mahkemesine geri gönderecektir.

Somut olayda, katılan, sanığın teyzesidir. Akraba olan sanık ile katılan, aynı apartmanda oturmakta olup, aralarında sürekli sorunlar yaşadıkları tanık anlatımı ve dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Sanık hakkında; olay günü katılanın evine girerek konutun içinde katılanı tehdit edip, kasten yaraladığı ve konut dokunulmazlığını bozduğuna ilişkin eylemlerinden dolayı, iddianame ile kamu davası açılmıştır. İlk derece mahkemesince, Ceza Yargılama Yasası’na uygun bir şekilde yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçları işlediği sabit olmadığı vicdanı kanısına varılarak, CYY’nın 223.maddesinin 2.fıkrasının (e) bendi uyarınca sanık hakkında, tehdit, konut dokunulmazlığını bozma ve kasten yaralama suçlarından beraat hükümleri kurulmuştur.

Daha doğrusu, ilk derce mahkemesince, sanığın yüklenen suçları işlediği konusunda tam bir vicdani kanıya varılamadığı için, “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek beraat kararı verilmiştir.

Sanık hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulurken, kasten yaralama suçuna ilişkin adli rapor ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek(tartışılarak), katılanın adli raporundaki bulguların da neden kabul edilmediğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmiştir. Ayrıca, gerekçede eksiklik, çelişki ve yetersizlik de bulunmadığı kanısındayız.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, konut dokunulmazlığını bozma ve tehdit suçlarından sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin gerekçeyi yasal ve yeterli gördüğü halde; kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesinin yasal ve yeterli olmadığını ileri sürerek, yalnız kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasına karar veren çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.

KARŞIOY

... 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/92 Esas ve 2007/233 Karar sayılı hükmüyle sanık ...’nın konut dokunulmazlığı suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına ilişkin dairemizin sayın çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.

Olay mahkemesinin beraat kararları incelendiğinde;

Yerel Mahkemece, katılanın beyanından başka delil olmadığı, taraflar arasında karşılıklı husumetin olduğunu, tarafların olay günü karşı karşıya geldiklerinin bile ispatlanamadığı ve katılanın beyanlarının çelişkili olduğu nedenlerine dayanılarak beraat hükmü kurulmuştur.

İddianameye konu olan etkili eylem ve konut dokunulmazlığının bozulmasına ilişkin suçlar mağdurun doğal maddi dünyasında iz bırakan suçlardır.

Mağdurun tüm aşamalardaki benzer bir istikrarlı beyanlarında ve ayrıca mağdurun olayın hemen sonraki hazırlıktaki detaylı beyanı ve bu ifadesinin alınmasından birkaç saat sonraki adli tıp raporunda da belirlenen ekimoz, şişlikler ve sıyrıklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın mağdurun konutunda ona yönelik etkili eylemde bulunduğu kesindir.

Bu bağlamda sanığın, mağdurun evinde etkili eylemde bulunması nedeniyle, ayrıca konut dokunulmazlığı suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.

Mahkeme dosyadaki bu delilleri yeterli gerekçe ile açıklanıp maddi olaya ilişkin bulgular, denetime imkan verecek şekilde tartışılmadığından, yetersiz ve eksik gerekçe ile hem etkili eylem ve konut dokunulmazlığı suçlarından beraat kararı kurmuştur.

Sayın çoğunluk etkili eylem suçunun, maddi bulgularının başka hangi nedenden meydana gelmiş olacağının tartışılmadan ve yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar vermiştir.

Sanığın her iki eylemi bir bütün olarak meydana gelmiştir. Bu iki eylemin farklı yer ve zamanda gerçekleştiğine ilişkin hiç beyan ve bulgu yoktur.

Sanığın aynı zamanda konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlediği de anlaşıldığı halde beraat hükmünün gerekçesinin yasal ve yeterli olduğuna dair sayın çoğunluk daire görüşüne katılınmamıştır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/15471, K. 2012/8264, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (Karşıoy)
  4. (Karşıoy)
  5. (Karşıoy)
  6. Karşıoy
  7. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15471
Karar No
2012/8264
Tarih
2 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15471 K.2012/7481
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15471 K.2012/4043
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15472 K.2012/7453
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15473 K.2012/8509
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/15473 K.2012/5607
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/15474 K.2012/5586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.