KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/1755 E., 2011/40897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Mükerrir olan sanık hakkında sabıkasına konu ilamlardan hangisinin tekerrüre esas alındığı hususu kararda gösterilmemiş ise de. 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 Sayılı ''Çek Kanunu'' ile 3167 Sayılı ''Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'' yürürlükten kaldırılmış ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ...
14. Sulh Ceza Mahkemenin 26.02.2004 tarih ve 2004/ 524/608 sayılı hükme konu 3167 Sayılı Kanunun 13/1. maddesinde düzenlenen çek defterini geri vermeme fiili suç olmaktan çıkarılmış olduğu ve bu mahkumiyetinin tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla; sanığın sabıkasında yer alan ...
22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2003 tarih ve 2003/ 374-897 sayılı ilama konu hırsızlık suçundan 765 Sayılı TCK'nun 492/2, 522, 523/1, 59.maddeleri ve 647/4-6.maddeleri gereğince tayin olunan 1.453.800.000 lira adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alındığı kabul edilerek tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Oluşa, dosya kapsamına, sanık, yakınan ve tanık beyanlarına göre hakaret olayının sanığa ait lokantada akşam saatlerinde meydana geldiği halde aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı hususunun tartışılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- Yakınan tarafından herhangi bir dilekçe ile kamu davasına katılma isteminde bulunulmadığı gibi, mahkemece bu konuda karar da verilmediği halde, sanık aleyhine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.’nun 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/1755, K. 2011/40897, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama