KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/32215 E., 2012/41000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Tebliğname No
- 2 - 2009/59525
- Mahkemesi
- Pendik 2. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 03/04/2008
- Numarası
- 2007/679 (E) ve 2008/238 (K
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık müdafii tarafından, 27/12/2007 tarihli duruşmada sanığın beraatine karar verilmediği takdirde sanık hakkında seçenek yaptırımların uygulanması istenmiş olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesinin uygulanma ihtimalinin değerlendirilmemiş olması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması,
manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve UYAP ortamından temin edilen adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında,
5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “katılanın olay nedeniyle uğradığı manevi zarar ile tazminat hakkını saklı tuttuğu” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/32215, K. 2012/41000, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama