KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/3608 E., 2010/4577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2010
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık ... Çin'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62/1, 50, 52.maddeleri uyarınca 500 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair (DİDİM) Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2006 tarihli ve 2006/210 esas, 2006/359 sayılı kararı ile aynı suçtan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine ilişkin aynı Mahkemenin 11/10/2007 tarihli ve 2006/320 esas, 2007/591 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/12/2009 gün ve 2009/15072/73993 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 gün ve 6264 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2006 tarihli ve 2006/210 esas, 2006/359 sayılı kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179.maddesinin 3.fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, somut olayda jandarmanın rutin trafik kontrolü sırasında sanığın alkollü bir şekilde yakalanması şeklinde belirlenen eyleminde, kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde araç kullandığına dair dışa yansıyan herhangi bir delil ve tespit bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 11/10/2007 tarihli ve 2006/320 esas, 2007/591 sayılı kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında aynı olaydan dolayı aynı Mahkemenin 02/11/2006 tarihli ve 2006/210 esas, 2006/359 sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verildiği anlaşıldığından, bu hükümden sonra aynı suçtan dolayı sonradan açılan ikinci davanın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7.maddesi gereğince reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1-Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 11.10.2007 gün 2006/320, 2007/591 sayılı kararına yönelik yasa yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
05.04.2006 tarihli eylem nedeniyle, aynı mahkemece yapılan yargılama sürerken açılan 01.08.2006 tarihli mükerrer davanın, 5271 sayılı Yasanın 223.maddesinin 7.fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 02.11.2006 günü hüküm de verdiği halde yargılamaya devamla beraat kararı verilmekle, yasa yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (DİDİM) Sulh Ceza Mahkemesinden
verilip kesinleşen 11.10.2007 gün ve 2006/320, 2007/591 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2006 gün, 2006/210-359 sayılı kararına yönelik yasa yararına bozma istemine gelince;
Alkollü araç kullandığı belirlenen sanığın araç kullandığı sırada alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğuna dair tıbbi bulgular veya sanığın dışa yansıyan davranışlarına bağlı olarak yapılan bir tespit ve kanıt olmaması karşısında sanığa atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşmayacağından, sanığın sadece alkollü araç kullanma eyleminin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48.maddesi kapsamından yapılması gerekecektir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/3608, K. 2010/4577, 17 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama