KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/5056 E., 2010/14357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2.fıkrasında; "Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve merciilerine başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır" hükmüne yer verilmiş,
Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 Sayılı CMK’nın 34/2. maddesinde; "Kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir."
232/6.maddesinde ise; "Hüküm fıkrasında 223.maddeye göre verilen kararın ne olduğunun uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir" şeklinde emredici düzenleme yapılmış,
Aynı yasanın 40.maddesinin 1.fıkrasında kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2.fıkrasında ise yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemeler karşısında;
Hak sahibi olanlar bakımından gerek yüze karşı gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin; başvurulacak yasa yolu, başvuru yapılacak mercii, başvurunun şekli, süresi ve bu sürenin ne şekilde başlayacağını kapsayacak ve hiçbir duraksamaya, yanıltıcı ifadeye yer vermeyecek biçimde yapılması zorunludur.
Sanık Kanber Tümer’in yüzüne karşı verilen hükümde(kısa kararda), sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün temyizinin mümkün olduğu gözetilmeden kesin olduğu belirtilerek sanığın yanıltıldığı ve dolayısıyla yasa yolu bildiriminin yöntemince yapılmadığından, bu durumun ön sorun olarak ele alınması gerektiği ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu da belirtilerek gerekçeli kararın "hükmün tebliğinden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye veya bulunan yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/5056, K. 2010/14357, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama