KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2011/26280 E., 2013/5639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
- Tebliğname No
- 4 - 2008/225394
- Mahkemesi
- Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 09/04/2008
- Numarası
- 2007/1120 (E) ve 2008/521 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi 31.01.2008 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği halde 5271 sayılı CMK'nın 234 maddesi uyarınca hakları anlatılıp açıklanmamış ve suçtan zarar gören sıfatı ile davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamışsa da şikayetçinin yüzüne karşı verilen hükümde yasa yollarına başvuru hakkı yöntemine uygun şekilde bildirildiği halde temyiz isteminde bulunmadığından tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine, telefon kayıtlarından bir kez arama yapıldığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki iki nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde,hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım,aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında;
sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Zarar karşılanmadığı için CMK 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki, yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2011/26280, K. 2013/5639, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama