KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2011/32970 E., 2013/20614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Tebliğname No
- 2 - 2010/33235
- Mahkemesi
- Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 18/06/2009
- Numarası
- 2008/1208 (E) ve 2009/765 (K
- Suç
- İşyeri dokunulmazlığını bozma
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;katılanın sanıklara yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sanıkErdal' ın sabıkasız olduğu,
sanık Serdal' ın ise sabıkasındaki ilamın silinme koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “Suçtan doğan mağdur zararı giderilmediğinden” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1 maddesinin a,b,c ve d bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, aynı Yasanın 53/1. maddesinin (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun ise uygulanmamasına karar verilebilir, ancak aynı Yasanın 53/3. maddesi uyarınca kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluğunun uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kararda yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcı kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde yüze karşı verilen kararda yasa yoluna başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren yerine "tefhimden yada tebliğden itibaren" başlayacağının belirtilmesi ve kanun yoluna başvurma merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK. nın 232/6, 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK. nun 310. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2011/32970, K. 2013/20614, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama