KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2012/16556 E., 2012/42243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Tebliğname No
- 6 - 2012/20815
- Mahkemesi
- Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 18/11/2005
- Numarası
- 2000/425 (E) ve 2003/869 (K
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık T.. Ç..’ ın yokluğunda verilen uyarlama kararının normal usule göre tebliğe çıkarılmasından sonra, tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle tebligatın yapılamayıp evrakın iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre sanık T.. Ç..’ e yapılan tebligat usulsüz olup,karar tarihinden sonra yapılan tüm hukuki işlemlerin hukuken bir geçerliliği bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1.maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde,duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.Aynı kanunun 9/3.maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması,önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir.Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması,
alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/16556, K. 2012/42243, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama