KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2012/17020 E., 2012/41581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Tebliğname No
- 6 - 2010/336407
- Mahkemesi
- Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/06/2010
- Numarası
- 1994/762 (E) ve 1994/788 (K
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlü hakkında lehe yasanın belirlenmesine ilişkin duruşma açılmaksızın verilen temyize tâbi ek kararın yasa yolu açıklaması bölümünde itiraza tâbi olduğunun belirtilmesi karşısında, yasa yoluna başvuru hakkını kullanma konusunda tereddüde yol açıldığından, hükümlünün temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.
Sanık hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için temel cezanın belirlenmesinde, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından dolayı TCK'nun 116/1 ve 151/1. maddelerinin uygulanması sırasında takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri açıklanmak suretiyle bu suçlara ilişkin uzlaşma hükümleri nazara alınarak yeni bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde evrak üzerinde karar verilmesi,
2- Verilen kararda sanığın doğum tarihinin ve suç tarihinin hatalı gösterilmesi, ek kararın tarihinin karar başlığında 28.06.2010 ve karar sonunda 25.06.2010 olarak yazılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/17020, K. 2012/41581, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama