İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/24589 K.2013/13635

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hırsızlığa konu aracın çalınması sırasında, aracın kilitli kapılarının zorla açılması ve aracın düz kontak yapılıp çalıştırılarak araca zarar verilmiş olunması karşısında, eylemlerin ayrıca mala zarar verme suçuna uyduğu…

Esas2012/24589Karar2013/13635Tarih28 Mayıs 2013Okuma6 dk · 1.161 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2012/24589 E., 2013/13635 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2013
Tebliğname No
6 - 2012/197912
Mahkemesi
Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
30/12/2008
Numarası
2006/720 (E) ve 2008/1138 (K
Suç
Hırsızlık, Mala zarar verme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.161 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hırsızlığa konu aracın çalınması sırasında, aracın kilitli kapılarının zorla açılması ve aracın düz kontak yapılıp çalıştırılarak araca zarar verilmiş olunması karşısında, eylemlerin ayrıca mala zarar verme suçuna uyduğu yönündeki mahkemenin oluşa, dosya kapsamına ve delillere uygun hukuki nitelendirmesinde ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen mala zarar verme ve hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi gözetilerek,

suça sürüklenen çocuğun 23.06.2006 tarihinde C.Savcılığınca alınan savunmasında uzlaşmak istemediğini belirtmiş olsa da hükümden önce 5560 sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK.nun 253/4 ve 254. maddeleri gereğince, Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun yasal temsilcisine uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği halde uzlaşma önerisinin yapıldığı 23.06.2006 tarihinde 18 yaşını tamamlamamış suça sürüklenen çocuğa uzlaşma teklifi yapılması,

inceleme tarihinde ise suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduğunun anlaşılması karşısında. 5271 sayılı CMK. nun 253, 254. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğa yeniden uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

2- Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğini savunması, yakınanın ise gece aracını 19.00 sıralarında park ettiğini ve sabah 07.30 sıralarında uyandığında hırsızlık olayını fark ettiğini ifade etmesi ve suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.20 olması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK.nun 6/e maddesi kapsamında gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 143. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması,

3- Suça sürüklenen çocuğun, kapıları kilitlenmek suretiyle sokağa park edilmiş olan aracın kapılarına zarar vermek suretiyle hırsızlık yapması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde mala zarar verme suçundan oyçokluğu, hırsızlık suçundan oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ

Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı olması durumunda, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği; çünkü somut olayımızda olduğu gibi sanık hırsızlık suçundan cezalandırılırken suçun konusunu oluşturan aracı (zarar gören kapı ve düzkontak yapımı sırasında oluşan zararla birlikte) çaldığı için zaten ceza almaktadır.

Bu nedenle aracın kapısına ve kontak kısmına zarar vermesi nedeniyle ayrıca mala zarar vermek suçundan hüküm kurulması halinde; sanık, mala zarar verme suçunun konusunu oluşturan zarar gören kapı ve kontak kilidini (araçla birlikte) hem çaldığı için hemde zarar verdiği için olmak üzere iki kez cezalandırılmaktadır. Aslında bir malın çalınması, mala zarar verme suçundaki zarar kavramından daha geniş ve kapsamlı olarak zarar kavramını da içerisinde barındırmaktadır.

Bu durumu biraz açacak olursak; her iki suç da 5237 sayılı TCK.nun onuncu bölümünde "mal varlığına karşı suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir. İki suçunda koruduğu hukuki değer kişinin mal varlığıdır. Tamamlanmış tipik bir hırsızlık eyleminde sanık, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden tamamını veya bir kısmını almak suretiyle, müştekinin mal varlığına zarar vermektedir.

Mala zarar verme suçunda ise sanık, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkıp, tahrip edip,

yok edip, bozmak suretiyle kullanılamaz hâle getirip veya kirleterek zarar vermektedir. Her iki suç tipinde de mağdur mal varlığı itibarıyla zarar görmektedir. Hırsızlık suçunda sanık suça konu malı alıp götürmek suretiyle tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu durumda mağdur yönünden artık bunun ötesinde daha fazla bir zarar olasılığı bulunmamaktadır.

Sanıkta bu eyleminin karşılığı olarak 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesindeki kriterler gözetilerek hırsızlık suçundan cezalandırılmaktadır.

Mala zarar verme suçunda ise, sanık çoğu zaman malın tamamını ortadan kaldırmamakta, tahrip etmek suretiyle kısmen veya tamamen kullanılmaz hale getirmektedir. iki suçu bir birinden ayıran önemli özellik ise; hırsızlıkta sanık faydalanma amacıyla eylemini gerçekleştirdiği halde, mala zarar verme suçunda, mağdura zarar verme saiki ile hareket etmektedir.

Ancak iki suçu bir birinden ayıran sanığın bu saikinin, korunan hukuki yarar/değer yönünden bir önemi olmadığı için, somut olayımızda olduğu gibi, suça konu aracı kapı ve kontak kısmına zarar vermek suretiyle çalınmasında; suçun konusunu oluşturan mal, aracın tamamı olup, zararda aracın çalınmasıdır. korunan hukuki yararda mağdurun mal varlığı/otomobilidir. Bu nedenle en ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan ceza verilmekle yetinilmelidir.

Mağdur yönünden suça konu aracın kapı ve kontağına zarar verilerek çalınması ile zarar verilmeden çalınması arasında bir fark olmadığı gibi, aracın tamamen çalınarak uğratılmış olduğu zarar dışından, ayrıca korunacak bir hukuki yararı veya aracın çalınma biçimine ilişkin korunacak hukuki bir değerde söz konusu değildir. Bu nedenle sanığın aracı çalmak amacıyla araca zarar vermesi eyleminin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yerel mahkemenin yazılı şekilde hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı vermesi yanlıştır.

Bir kısım yazarlar, 5237 sayılı TCK.nun 142/4. maddesinde “(Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.6.md) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz” biçimindeki düzenlemeye göre sanığın, suça konu aracı çalmak için aracın camını kırması, kapısını veya kapı kilidini aletle zorlayarak kırıp veya zarar vererek açması biçimindeki eyleminin, malı çalmak için yapılmış olması halinde ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşturduğu ileri sürülmekte ise de;

maddenin düzenleniş biçimi irdelendiğinde yeni bir suç düzenlenmediği açıktır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı iki suç yönünden, şikayet koşuluyla ilgili olarak istisnai bir düzenleme yapmıştır.

Aslında anılan madde Yasaya konulmadan öncede hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığını ihlâl veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlarında oluştuğu, yerel mahkemelerce ve yüksek Yargıtay tarafında kabul edilmiş olup, halen uygulama da bu şekilde devam etmektedir.

Örneğin, aracın camı kırılıp içerisinden teyp veya çantanın çalınması, konut veya işyerinin kapı veya kilidi kırılarak içeriden eşyanın çalınması hallerinde, ayrıca mala zarar verme suçunun da oluştuğu tartışmasız kabul edilmektedir.

Ancak tartışma konumuz yukarıda da açıkladığımız gibi bu durumdan farklıdır. Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle sanığın, çalmak istediği veya çalmış olduğu malı, bulunduğu yerden aldığı sırada zarar vermesi halinde ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilip verilemeyeceğine ilişkindir.

Örneğin sanığın, kapısı açık aracın kontak kilidini bozarak veya kırarak düzkontak yapıp aracı çalması, aracın teybini yerinden çıkardığı sırada teybin düğmesini veya baş kısmını kırarak teybi çalması veya yakınanın omuzundaki çantanın sapını hissettirmeden keserek çantayı çalması biçimindeki eylemlerinde, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilip verilemeyeceğidir.

Bu örneklerde de olduğu gibi hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının konusu aynı mal olup korunan hukuki yarar tektir. Daha ağır ceza içeren hırsızlık suçundan ceza verilmesiyle yetinilmelidir.

Bu nedenlerle sanığın, suça konu aracın kapı ve kontak kısmına zarar verip düzkontak yaparak çalması biçimindeki eylemi nedeniyle, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesiyle yetinilmesi gerektiğini, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin yanlış olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun, mala zarar verme suçununda unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/24589, K. 2013/13635, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2012/24589
Karar No
2013/13635
Tarih
28 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/24591 K.2013/21914
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/24591 K.2013/13704
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/24593 K.2013/21936
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/24594 K.2013/12266
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/24596 K.2013/21966
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/24597 K.2013/13942

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.