İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25799 K.2013/17457

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2012/25799Karar2013/17457Tarih26 Haziran 2013Okuma4 dk · 735 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2012/25799 E., 2013/17457 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2013
Tebliğname No
6 - 2010/248764
Mahkemesi
Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
22/03/2010
Numarası
2010/89 (E) ve 2010/137 (K
Suç
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

735 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- 5271 sayılı CMK.nun 216/3. maddesine aykırı olarak hükümden önce son sözün, hazır bulunan suça sürüklenen çocuklara verilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,

2- Suça sürüklenen çocuk M.. U..'ın kolluk görevlilerince yakalandığı sırada eylemini ikrar edip çaldığı paranın bir kısmını harcadığını, kalan kısmın yanında olduğunu söyleyip 24,45 TL parayı rızasıyla iade ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye, kısmen geri verme nedeniyle hırsızlık suçu yönünden, her iki suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmalarına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi gereğince suça sürüklenen çocukların cezalarında arttırım yapılmaması,

Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 26/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ

Yukarıdaki kararın iki numaralı bozma gerekçesine sanık G.. K.. yönünden aşağıda belirttiğimiz nedenlerle katılmıyoruz.

İştirak halinde suç işleyen sanıklardan birinin zararın tamamını karşılamış olması halinde, diğer sanık veya sanıkların karşılaması gerek bir zarar kalmayacağından, bu durumda sanıklardan birinin zararın tamamını karşılaması nedeniyle, diğer sanık veya sanıkların tazmin imkansızlığı nedeniyle TCK.nun 168. madde hükmünden yarlanmalarının olanaksız hale gelmemesi için diğer sanıklar yönünden tazmin koşulu aramamak gerekir.

Bu durumda zararın tamamı karşılanmış olduğundan, ortada karşılanması gereken bir zarar kalmadığından, zararın karşılanmasına katkıda bulunmayan sanıklarında bir şekilde pişman oldukların ifade etmeleri veya en azından yapılan ödemeyi kabul etmeleri veya karşı koymamaları halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaları gerekmektedir. Dairemizin ve bazı Ceza Dairelerinin uygulaması bu şekildedir.

Ancak bu gerekçenin doğal sonucu olarak, suçu iştirak halinde işleyen sanıklardan birinin kısmi ödeme yapmış olması halinde, ödemede bulunmayan sanık yönünden yine ödenmesi gereken bir kısım bulunduğundan, böyle bir ödeme imkasızlığı veya zararı tazmin etmek istediği halde, bazı sanıkların önce davranıp ödeme yapması nedeniyle, yasanın hükmünden yararlanamama gibi bir imkansızlık doğmayacaktır.

Bu gibi dumunlarda bozma gerekçesinde belirtildiği gibi diğer sanık Muhsin'in kısmi bir ödemede bulunması nedeniyle, hiçbir ödemede bulunmayan ve pişman olduğuna ilişkin dosyaya yansıya bir tutumu olmayan sanık G.. K.. yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı açıktır.

Ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmü, “Şahsî cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebep” ana başlığı altında düzenlenmiş olduğu da gözetildiğinde; iştirak halinde suç işleyen sanıklardan bazılarının suçtan doğan zararı karşılamaları halinde, bütün sanıkların anılan madde hükmünden yararlanmaları gerektiği biçiminde ilkesel bir sonuca varmak olanaklı olmadığı gibi, aksine her bir sanık yönünden, maddenin düzenleniş amacı gözetilerek, somut olayda koşullarının bulunup bulunmadığı, diğer sanıkların tutum ve davranışlarından bağımsız olarak tartışılıp irdelenmesi gerekir. Yakarıda anlatmaya çalıştığım hususları değişik olasılıklara göre özetlemek gerekirse;

İştirak halinde suç işlemiş olan sanıklardan, bazılarının zararın tamamını karşılamış olmaları halinde, zararın karşılanmasına katkıda bulunmamış olan sanıklar da, pişman olduklarını tutum veya davranışlarıyla bir şekilde ifade etmeleri halinde, zararın tamamı ödenmiş olduğundan artık bu sanıklar yönünden, ayrıca zararı karşılama koşulu aranmadan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmalıdırlar. Yargıtay bazı Ceza Dairelerinin yerleşik uygulamalarıda bu şekildedir.

İştirak halinde suç işlemiş olan sanıklardan, bazılarının zararın bir kısmını karşılamış olmaları halinde, bu sanıklar yönünden, TCK.nun 168. maddesinin zararın kısmen karşılanmasına ilişkin hükümleri uygulanmalıdır. Zararın kısmen karşılanmasına hiç bir katkısı bulunmayan sanıklar yönünden ise, henüz zararın tamamı karşılanmamış olması nedeniyle ödenmesi gereken bir miktar bulunduğundan, bu sanıklar yönünden öncelikle zarın karşılanması veya kısmen karşılanması koşulu gerçekleşmediğinden, anılan madde hükmünden yararlandırılmamaları gerekir.

İştirak halinde suç işlemiş olan sanıklardan her birinin bir şekilde katkısıyla veya herbir sanık adına yapılan ödeme sonucunda zararın tamamının karşılanmış olması halinde ise, her bir sanık yönünden zararın tamamı karşılanmış gibi anılan madde hükmünden yararlandırılması gerekir.

Somut olayımızda ise; diğer sanık Muhsin zararın bir kısmını karşılamıştır. Sanık G.. K.. yönünden ödeme imkansızlığı doğmamıştır. Sanık ödenmesi gereken bir miktar olduğu halde hiçbir ödemede bulunmadığı gibi suçtan pişman olduğuna ilişkin dosyaya yansıya bir tutum ve davranışıda olmadığından sanık Gökan yönünden koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamalıdır.

Bu nedenlerle somut olayımızda TCK.nun 168. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde, sanık G.. K.. hakkında anılan maddenin uygulanması yönündeki çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/25799, K. 2013/17457, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25799
Karar No
2013/17457
Tarih
26 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25800 K.2013/14656
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/25800 K.2013/18451
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/25801 K.2013/17087
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25801 K.2013/16935
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25801 K.2013/14835
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/25801 K.2013/18452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.