KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2012/25886 E., 2013/18503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Tebliğname No
- 6 - 2010/252604
- Mahkemesi
- Polatlı Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 07/05/2010
- Numarası
- 2009/122 (E) ve 2010/322 (K
- Suç
- Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını ihlal
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısına suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuklardan M.. Ö..’in 06.03.2009 tarihli oturumda suça konu ...Tekel Büfesi isimli işyerinde iki kez hırsızlık yapmadıklarını adı geçen yerde yaptıkları hırsızlık suçundan dolayı mahkemenin sabah yapılan oturumunda başka bir dosyadan mahkum olduklarını savunması karşısında, aynı eylem nedeniyle başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmış ise ve olanağı varsa birleştirilmesi, birleştirilemiyorsa dava dosyası içeriğinin denetime olanak verecek biçimde tutanağa geçirilmesi ya da bu dosya arasına konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 20008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, suça sürüklenen çocuk E..
U..’ya yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun da zarar oluşumuna elverişli bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarih ve 2008/2-149, 2008/163 sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ilişkin düzenlemeye göre daha lehe olduğu gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması" koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken "Cezanın ertelenmiş olmasına karar verilmiş olması ve katılanın zararının karşılandığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığına" biçiminde yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/25886, K. 2013/18503, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama