KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2012/3645 E., 2012/2567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret suçundan sanık ... , 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 266/1, 269 ve 55/3. maddeleri gereğince 2 ay 20 gün hapis ve 686,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tedbirine tâbi tutulmasına dair (TEKİRDAĞ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2011 tarihli ve 2011/149 esas, 2011/229 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11.10.2011 gün ve 2011/12668/52141 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 gün ve 2011/366316 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Anılan kararın hüküm kısmında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 266/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın 2 ay yerine, 2 yıl olarak gösterilmesinde,
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 266/1 ve 269. maddeleri uyarınca tespit olunan 880,00 Türk lirası adli para cezasından, aynı Kanun'un 55/3. maddesi gereğince 1/3 oranında yapılan indirim sonucunda, 586,00 TL. yerine, hesap hatası yapılmak suretiyle 686,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesinde,
17/05/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 15/08/2004 tarihinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan sanık hakkında verilen 2 ay 20 gün hapis cezasının, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş bulunulmasında,
İsabet görülmemiş ise de, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olunması karşısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı nazara alındığında, bu hususlar kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemiştir.
Ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş ise de, 5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1-1. cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun çocuk suçlularla, yetişkinler için aynı şekilde uygulanacak olmaları ve görevli memura hakaret suçunun da bir zarar suçu olmadığı nazara alındığında, 5395 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik önceki halinin sanığın lehine olduğunu kabul etmeye ve bu hükmü bütünüyle uygulamaya gerek bulunmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
-2-
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, denetim süresinin 5395 sayılı Kanun'un 23/1-2. cümlesi uyarınca en fazla 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın, görevli memura hakaret suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmadığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasanın, 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır.
5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinde yapılan değişiklikle soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün bulunmakla birlikte, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin, 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki ilk halinin, üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını mümkün kılması, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 7.fıkrasındaki hükme benzer sınırlayıcı bir hüküm içermemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2012/3645, K. 2012/2567, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama