KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/1716 E., 2013/23541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Tebliğname No
- 15 - 2012/312097
- Mahkemesi
- Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 16/02/2010
- Numarası
- 2009/237 (E) ve 2010/63 (K
- Suç
- Hırsızlık (Güveni kötüye kulanmak
Karar Metni
229 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; müşteki arkadaşlarıyla yolda giderken sanıkla karşılaştıkları, sanığın müştekiden bir görüşme yapmak için cep telefonunu istediği, müştekinin cep telefonunu verip acil işi olduğundan, işi bitince telefonu V.. A..'a iade etmesi şartıyla verdiği ancak sanığın telefonu tanığa iade etmediği gibi satması şeklinde gerçekleşen olayda, müştekinin cep telefonunun zilyetliğini devir iradesinin olduğu anlaşılmakla sanığın eyleminin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/1716, K. 2013/23541, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama