KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/17404 E., 2014/5307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine ve mağdurun aşamalardaki beyanlarına göre, yol yapım ihalesini alan şirkette sorumlu meteahhit olan mağdurun yol yapımında kullanmak üzere yolun dışına bıraktığı bordürlerin, çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, kamu hizmetine tahsis edilme unsurunun gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCY.nun 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun oluşturduğu gözetilmeden,suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı yasanın 142/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması ,ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydındaki ilamlardan hangisinin tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
2- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü
hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde iki yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/17404, K. 2014/5307, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama