KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/17481 E., 2013/23590 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlâli, Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ...’ın müdafii olan Avukat ...’ın yüzüne karşı 25.10.2011 tarihinde verilen mahkumiyet kararını, 1412 sayılı CMUK’nın 310.maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 30.01.2012 tarihinde temyiz eden ve kendisine zorunlu olarak atanan müdafiden haberdar olan suça sürüklenen çocuk ...’ın temyiz isteminin aynı Kanun’un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağının belirtildiği, hüküm tarihine göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktarları ve türleri dikkate alındığında, söz konusu hükümlerin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılanın anlatımları ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak tespiti mümkün olmadığından, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’nin 11., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2, ve Anayasamızın 38/4.maddelerinde dayanağı bulunan şüpheden sanığın yararlanması ilkesi gereğince suçun gündüz vakti işlendiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Olay yeri inceleme raporu ve görgü tespit tutanağından muhkem olduğu anlaşılan katılanın işyerinin demir kapısının asma kilidi kırılarak hırsızlık suçunun işlendiği somut olayda, suça sürüklenen çocukların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddeleri ile, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/2, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/2.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı süresi bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin çocukların daha lehine olduğu anlaşılmakla,
Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’nün eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/2, 31/3.maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçları için öngörülen cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Kanunun 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerine göre hesaplanan yedi yıl oniki aylık zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 23.04.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/17481, K. 2013/23590, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama