KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/226 E., 2013/4517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2013
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan sanık ...'nın, anılan Kanunun 71/1-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 6,080,00 Türk Lirası adil para cezası ile cezalandırılmasına, katılanın zararının giderilmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2009 tarihli ve 2008/439 esas, 2009/394 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/04/2010 gün ve 2010/4574-24902 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2013 gün ve 2010/100762 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adli para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu,
anılan maddeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkarının (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu cihetle, sanığın sabıkasız olması ve ortada herhangi bir zararın bulunmaması karşısında 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi karşısında, kesin hükmün otoritesinin zedelememesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamayı amaçlayan dar kapsamlı olağanüstü bir denetim muhakemesi yoludur. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli değildir.
Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecektir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/226, K. 2013/4517, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama