KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/37117 E., 2014/12221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 2 - 2011/402216
- Mahkemesi
- İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 15/12/2010
- Numarası
- 2010/2095 (E) ve 2010/1955 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
O yer Cumhuriyet savcısınca kararın 24.12.2010 tarihinde görüldüsünün yapıldığı, temyiz dilekçesi hakim ya da yazı işleri müdürü havalesi içermemekte ise de, Yargıtay'a dosya gönderme formunda O yer Cumhuriyet savcısın temyiz başvuru tarihinin 24.12.2010 yerine, yazım hatası sonucu 24.10.2010 tarihi olarak gösterilmesi karşısında, temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmış; 24.06.2010 tarihli bozma ilamı sanık lehine olduğundan, yokluğunda yapılan yargılamada sanıktan bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulmaması sonuca etkili görülmeyerek, tebliğnamedeki bu hususlardaki bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Anayasanın 141, CMK'nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Kabule göre,
a- TCK'nın 50/2. maddesi uyarınca, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; cezanın artık adli para cezasına çevrilmeyeceğinin gözetilmemesi,
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, atılı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararın gerçekleşmediği gibi, katılanın maddi tazminat istemi bulunmadığı gözetilerek;
sabıkasız olan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “hapis cezasının paraya çevrilmesi” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/37117, K. 2014/12221, 6 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama