KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/37132 E., 2014/2093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2014
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2, 522 ve 523. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/10/2000 tarihli ve 2000/1267-1637 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
sanıkların üzerine atılı suça ilişkin yargılama görev ve yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Adana Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 02/05/2008 tarihli ve 2008/491-472 sayılı kararını müteakip, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2009 tarihli ve 2008/747 esas,
2009/1135 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/12/2013 gün ve 2013/18195/73475 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 gün ve 2013/387558 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/37132, K. 2014/2093, 29 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama