KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/17470 E., 2016/200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/6-1309 E., 2013/258 K. sayılı ve 21.05.2013 tarihli kararında da belirtildiği gibi ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanık ...'ın baştan beri Ordu iline sanık ... ile birlikte gittiğini, ancak sanık ...'in gerçekleştirdiği hırsızlık suçuna katılmadığını ve işlenen suçtan haberinin olmadığını, sanık ...'in kendisinden olan alacağını alamadığı için hakkında asılsız suçlamada bulunduğunu savunmasına, işyeri güvenlik kamera görüntüleri ile sanık ...'a ait fotoğrafları karşılaştıran bilirkişi raporunda görüntülerdeki şahsın sanık ... olduğuna dair kesin bir teşhis ve belirlemenin yapılamamış olmasına göre;
sanık ...'ın atılı suça katıldığına yönelik sanık ...'un aşamalarda değişen beyanları dışında, sanık ...'un savunmasının aksine, hukuka uygun, şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden, sanık ... hakkında yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/17470, K. 2016/200, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama