KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/21345 E., 2016/1238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın müşteki ve katılanların mandalina bahçelerini sulamakta kullandığı su vanalarını çalması eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi ve mükerrerliğe esas alınan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2010 tarihli ilamında da 5237 sayılı TCK' nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın olay günü yakınanlara ait bahçelerde sulamada kullanılan suça konu vanaları kırarak çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, hırsızlık suçunun konusu olan vanalar ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden beraati yerine, 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/21345, K. 2016/1238, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama