KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/27470 E., 2014/21718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı suçun işleniş tarihinin 09/08/2005 olduğu, bu nedenle zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK.nun 66. ve 67. maddelerinde belirtilen zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve belirtilen maddelerde de atılı hırsızlık suçu için öngörülen zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine katılınılmamıştır.
Temyiz isteminin reddine ilişkin 11/10/2012 tarihli kararın, kendisine tebliğ edildiğinde ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa, 5271 sayılı CMK.nun 35/3. maddesine aykırı olarak tebliğ edilen karar okunup anlatılmadığı, bu yönden tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve temyiz talebinin reddine dair karara yönelik olduğu kabul edilen 14/01/2013 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorgusunda bildirdiği adresine tebliğe çıkartılmadan, doğrudan adres kayıt sisteminde kayıtlı olan ve tebligat parçası üzerindeki şerhten cezaevi adresi olduğu anlaşılan adresine tebliğe çıkartıldığı ve "06/08/2010 tarihinde cezaevinden sevk olmuş adres muhatabın mernis adresi olduğundan tebligat mahalle muhtarlığına teslim edildi.
Kapısına haber kağıdı yapıştırıldı." dair şerh verilerek tebliğ edildiği, bu nedenle sanığın adres kayıt sistemindeki adresinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçersiz olduğu ve sanığın 26/06/2012 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek mahkemenin 11/10/2012 gün ve 2005/1385 E - 2011/1734 K sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak, 07/12/2011 tarihli hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç saatinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüş; adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/27470, K. 2014/21718, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama