KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/30337 E., 2016/9610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisindeki Olay Yeri İnceleme Raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun, suça konu ilköğretim okulunun sekreter odasında bulunan anahtar dolabının camını kırarak, okulun anahtarlarını aldıktan sonra müdür ve müdür yardımcısının odalarına elde ettiği anahtar ile girmek suretiyle paraları çaldığının anlaşılması karşısında;
eyleminin haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-a maddesi gereğince hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğa, 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince adı geçen küçüğü savunmak üzere avukat görevlendirilmesi nedeniyle zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderleriyle ilgili “Suça sürüklenen çocuğun sarfına neden olduğu yargılama aşaması zorunlu müdafi gideri, soruşturma aşaması zorunlu müdafi gideri, keşif ve bilirkişi gideri,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/30337, K. 2016/9610, 18 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama