KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/30354 E., 2016/10393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmü suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Temyiz kapsamı dışındaki sanıklardan ... ve dosya kapsamındaki vekaletname ile müdafii olduğu anlaşılan Av. ...’ın yetkilendirmesiyle Av. ...’ın 12/05/2011 tarihli duruşmaya adı geçen sanıkla birlikte katıldıkları ve Tebligat Kanunu’nun 11. maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunluluğu da gözetilmeden, sanık ...’un yokluğunda verilen 27/06/2013 tarihli mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, sanığın ilk duruşmada alınan savunmasında bildirdiği,
aynı zamanda mernis adresi olan “...” adresine tebliğ için çıkartılan davetiyenin taşındığından bahisle tebliğ olunamayarak iadesi üzerine, yine ...’ın yokluğunda verilen mahkumiyet kararının, sanığın ilk duruşmada alınan savunmasında bildirdiği ".., l" adresine tebliğ için çıkartılan davetiyenin anılan adreste hiç oturmadığından tebliğ olunamayarak iadesi üzerine, daha önce usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmamış bu adreslere Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılmış olan tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu, geçerli bir tebliğ işleminin sonuçlarını doğurmayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri
adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30/1. maddesine göre adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Yine Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması da mümkün değildir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/30354, K. 2016/10393, 1 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama