KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/30460 E., 2016/11862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılana ait işyerinden hırsızlığa teşebbüs ettiği sırada yakalandığında üzerinde kimliği olmaması nedeniyle kendi beyanına göre Mehmet Vural isimli akrabasının ismini vermesi nedeniyle yakalama ve üst arama tutanağının Mehmet Vural ismiyle düzenlenmesi,
sonrasında sanığın üst aramasında ele geçen telefon rehberindeki numaraların aranması sonucu yapılan araştırma ile sanığın gerçek kimliğine ulaşılması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 267/1. maddesindeki suçu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine bu yönden iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas,
2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tekerrüre esas alınan Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 gün ve 908-893 sayılı kararında birinci kez tekerrür hükümleri uygulandığından, sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi ve bu kararda üç ayrı suçtan verilen hükümlülük kararının bulunması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek, bu kararlardan en ağır cezaya ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerekirken, bu kararların tamamının tekerrüre esas alınması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/30460, K. 2016/11862, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama