KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/36351 E., 2015/657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın temyiz isteminin kapsamının, hakkında ...'ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı Yasa'nın 7. fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı TCK'nın 58, 5275 sayılı Kanun'un 106. ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanmayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasındaki “Sanığın İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23/03/2011 tarih, 2011/47-134 E.K.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/36351, K. 2015/657, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama