KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2015/1667 E., 2018/252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların müştekiye ait kilitlenmek suretiyle sokağa park edilen aracının kilit kısmına zarar vererek ve düz kontak yapmak suretiyle çalmaya kalkışmaları biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden,suç vasfında yanılgı sonucunda aynı kanunun 142/1-e. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
her iki fıkrada öngörülen ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış,5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı,
5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-... ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
... ...’ın diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte müştekiye ait kilitlenmek suretiyle sokağa park edilen aracının kilit kısmına zarar vererek ve düz kontak yapmak suretiyle çalmaya kalkışmaları biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden,suç vasfında yanılgı sonucunda aynı kanunun 142/1-e. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
her iki fıkrada öngörülen ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış,Uyap'tan yapılan incelemede, ... ...’ın hüküm tarihinde başka yargı çevresinde bulunan Maltepe 2 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu, ... ...’ın duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair herhangi bir talebi olmadığı gibi bu hususta bir karar da alınmadığı anlaşılmakla birlikte.
5271 sayılı CMK'nın 196/5. maddesi gereğince,sorgusu yapılmış olan suça sürüklenen çocuğun duruşmaya getirilmesini sağlayacak usul işlemlerinin yapılmaması ve suça sürüklenen çocuğun hazır bulunmadığı celsede duruşmaya devam edilmesi suretiyle örtülü olarak mahkemece suça sürüklenen çocuğun duruşmada hazır bulunmasına gerek görülmediğine karar verildiği kabul edilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemesine açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/1667, K. 2018/252, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama