KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2015/17557 E., 2016/5230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulurken 11/11/2005 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 11/12/2005 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Sanık hakkında “hırsızlık” ve “mala zarar verme” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık hakkında “konut dokunulmazlığının ihlali” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Konut devamlı ve geçici olarak, kişinin yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerler olup eklenti ise konut veya benzeri yerlerin kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan, girilmesi konutta oturma hakkına sahip kimselerin, özgürlük, huzur ve güvenliğini bozabilecek ek yapı veya yerlerdir.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu da kişinin özgürlük hakkına, barış, huzur ve güvenliğine karşı işlenen suçlardan birisi olup bir yerin kişinin özgürlüğü bağlamında konuttan sayılabilmesi için kişinin o yeri konut olarak kullanması gerekir.
Konut amaçlı yapılar, konut olarak kullanılmayıp, boş durumda olduklarında burada kişinin özgürlük hakkının barış, huzur ve güvenliğinin ihlal edilmesi fiilen olanaksız olacağından konut dokunulmazlığını ihlal suçunun kapsamında konut olarak değerlendirilemez.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/17557, K. 2016/5230, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama