KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2015/791 E., 2017/7345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı,
ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı iade etmesi halinde 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı, çaldığı malları sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yargılama
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/791, K. 2017/7345, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama