KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/112 E., 2016/2482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargılamanın yapıldığı esas mahkemesince sorgusu yapılmamış olan sanığın alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Yakalama emri üzerine de olsa yargılamasının yapıldığı istinabe mahkemesince sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulması zorunludur.
İnceleme konusu dosyada, ... Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa, sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 196/2 maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle, hakkında hükümlülük kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın yakınana ait market içerisine girip çeşitli market malzemelerini çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen,suç vasfında yanılgı sonucu aynı yasanın 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması,
3- Kabule göre sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanması talebi ile dava açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/112, K. 2016/2482, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama