KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/14654 E., 2016/17355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eşi .... hakkında 05/06/2012 tarihli suç tutanağına konu eylem nedeniyle 21/10/2013 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama neticesinde .... hakkında beraat kararı verilerek sanık hakkında suç duyurusnda bulunulduğu ve sanık hakkında kamu davasının açıldığı,
sanık hakkında aynı yere ilişkin 03/05/2012 tarihinde düzenlenen suç tutanağı nedeniyle 04/03/2014 tarihinde kamu davasının açıldığı ve sanık hakkında Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/418-2014/770 karar sayılı ilamıyla karşılıksız yararlanma suçundan 10 ay hapis cezasının verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 04/07/2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında her iki dosyadaki suç tarihlerinin farklı olduğu gözetildiğinde öncelikle 02/07/2012 tarihinde kabul edilerek,
28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediğinin katılan kurumdan yeniden sorularak,
gidermediğinin tespiti halinde, atanacak bilirkişi tarafından vergi ve ceza hesaba katılmadan hesaplanacak olan tutar açıkça belirtilmek suretiyle sanığa "şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" dair bildirimde bulunularak ve ödeme için makul bir süre tanınarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği sanık tarafından ödeme yapılırsa ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, aksi takdirde zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi,
birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, 03/05/2012 tarihli kaçak elektrik tutanağı ile ilgili olarak Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/418-2014/770 karar sayılı dosyası getirtilerek her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/14654, K. 2016/17355, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama