KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/1574 E., 2018/11852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanıklar hakkında uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 03.02.2012 tarihli iddianame ile müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı ve hükmün esasını oluşturan kısa ve gerekçeli kararda 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde dosyanın müştekisi olarak ...‘nın gösterildiği ve ona karşı hırsızlık suçundan farklı bir dosya içeriğine ilişkin bilgilere yer verilip hükmün karıştırılması,
2-Şikayetçinin ifadelerinde marketin önünde teşhir amaçlı bırakılan sıvı yağların çalındığını beyan etmekle birlikte; dosya içerisinde olay yerine ilişkin herhangi bir görgü ve tespit tutanağı veya raporunun bulunmadığı, olay yerinin mahiyetinin yeterince anlaşılamadığı ve mahkemece keşif de yapılmadığının anlaşılması karşısında, suça konu eşyaların çalındığı yerin, binanın eklentisi mahiyetinde bir yer olup olmadığının şikayetçiden sorularak ve gerekirse olay yerinde keşif yapılarak sonucuna göre,
suç yerinin binanın eklentisi niteliğinde olduğunun tespiti halinde suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanması, binanın eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti halinde ise aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/1574, K. 2018/11852, 23 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama