KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/701 E., 2016/6524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/4 ve 522/1. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/1999 tarihli ve 1998/1255 esas, 1999/7 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık hakkında verilen hükmün değiştirilmesine yer olmadığına ilişkin ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2006 tarihli ve 1998/1255 esas, 1999/7 sayılı ek kararının temyizini müteakip, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/10/2011 tarihli ve 2011/14285 esas, 2011/2760 karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması sonrası, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli ve 2011/568 esas, 2013/234 sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 03/12/2015 gün ve 2015-25525/79991 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2015 gün ve 2015/401283 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/701, K. 2016/6524, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama