KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/940 E., 2018/6598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tüm aşamalarda müştekinin zararını karşılamak istediğini söylemesi ve temyiz dilekçesinde de müştekinin zararının ailesi tarafından karşılandığını ama müştekinin mahkemeye gelmediğini belirtmiş olması ile müştekinin de kovuşturma aşamasında ifadesinin alınamamış olması karşısında, müştekinin ifadesine başvurularak zararının giderilip giderilmediği, giderildi ise soruşturma aşamasında mı kovuşturma aşamasında mı giderildiği, kısmen mi tamamen mi giderildiği, kısmen giderildi ise kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/940, K. 2018/6598, 21 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama