KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2018/2523 E., 2018/4725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2017 tarihli ve 2017/4752 soruşturma 2017/2617 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/11/2017 tarihli ve 2017/5530 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/03/2018 gün ve 1803/2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2018 gün ve 2018/25203 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müşteki vekilinin şüphelinin kaçak su kullandığını belirterek şikâyetçi olması üzerine, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin borcu yoktur belgesi sunması nedeniyle müşteki kurumun zararının giderildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki kurumdan, şüpheli tarafından söz konusu kaçak kullanımına ait borcun ödenip ödenmediğinin sorularak sonucuna göre, şüphelinin hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2018/2523, K. 2018/4725, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama