KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2018/3407 E., 2018/10190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği,
bunun üzerine mahkemece daha önce Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, sanık müdafiinin eski hale getirme istemi yerinde olup, öğrenme üzerine verdiği 29/03/2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/631 Esas, 2008/885 Karar sayılı ilamı ile kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte seçenek tedbirine çevrildiği, 5237 sayılı TCK'nın 58/2-a-b maddelerine göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve TCK'nın 50/5. maddesi uyarınca da uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu seçenek yaptırımdan ibaret mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında,
denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2018/3407, K. 2018/10190, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama