KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2018/5128 E., 2019/2547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,
sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu
ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde; sanığın harici hat takmak suretiyle kaçak elektrik kullanması nedeniyle, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığı,
Dairemizin 08.11.2016 tarih 2016/9241 Esas 2016/14876 Karar sayılı bozma kararı üzerine gönderilen katılan kurumun 29.12.2016 tarihli yazı içeriğine göre, sanığın, kurumca belirlenen borcun tamamını 29.07.2015 tarihinde iddianamenin kabul tarihinden sonra ödediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davası hakkında CMK'nın 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2018/5128, K. 2019/2547, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama