KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2018/5274 E., 2018/13025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
26.06.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253/ maddesine eklenen cümle gereğince “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme dolayısıyla, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığı bozma suçunun uzlaştırma kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın hükmün verildiği 16.09.2014 tarihli duruşmada alınan beyanında; kapıda oluşan zararı karşılamak için ailesinin şikayetçiyle görüşmek istediğini ancak şikayetçiye ulaşamadıklarını belirttiği, sanığın hüküm tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığa şikayetçinin zararını gidermesi konusunda makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre TCK’nın 168/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2018/5274, K. 2018/13025, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama