KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/10295 E., 2019/12010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece 31/01/2013 tarih ve 2011/427 esas sayılı ilam ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 08/03/2013 tarihinden itibaren 3 yıllık denetim süresi içerisinde 19/09/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle bildirim yapılan Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/09/2014 tarih 2014/666 esas sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde tanımlanan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak,
kabul etmek veya bulundurmak suçuna ait olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin o tarihte yürürlükte olan 5. fıkrasına göre tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu kapsamında açılmış olan davanın düşürülmesine karar verileceği hususu bulunduğu ancak, suça sürüklenen çocuğun UYAP'tan alınan adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren başka kasıtlı suçtan kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin kapıları kilitli olan aracının düz kontak yapılarak çalınmaya çalışıldığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kabul edilmesi gerekirken, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e. maddesi gereğince uygulama yapılması cezaların aynı olması sebebi ile TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında hükmolunan cezadan TCK'nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/10295, K. 2019/12010, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama