KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/11107 E., 2020/2239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın talimat ile alınan 08.12.2014 tarihli savunmasında, kimlik tespitinde sabıkalı olduğunun sanık tarafından beyan edilmesi karşısında; ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması yönündeki tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/18 Esas – 2010/104 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 22.05.2014 tarihinde kesinleştiği bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına göre Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2009 tarihli ve 2006/451 E.- 2009/427 K. Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/18 Esas – 2010/104 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2009 tarihli ve 2006/451 E.- 2009/427 K. Karar sayılı ilamının mükerrirliğe esas alınmasına,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/11107, K. 2020/2239, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama