KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/13566 E., 2020/2799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sanığın eniştesi olan ... tarafından polis ekipleri olayla ilgili bilgisini almak için evine geldiğinde sanığın eve getirip bıraktığı suça konu evrakları kendiliğinden polis ekiplerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın suça konu iş yerinden alabileceği birçok eşya bulunmasına rağmen maddi değeri belirlenmemiş bir kısım fatura ve evrakların çalındığının anlaşılması karşısında; evrak ve faturaların suç tarihindeki değeri tespit edilmek suretiyle sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken sanığın doğrudan TCK'nın 116/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde önce TCK'nın 116/2. maddesi ile üst sınırı 1 yıl hapis cezası olduğu halde 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ardından da aynı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca bir kat arttırılarak denilmek suretiyle yine 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi ve TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca da herhangi bir teşdit gerekçesi belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/13566, K. 2020/2799, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama